Oku Tefekkür et, Tefekkür et Oku

 

Teorinin pratiğe, paradigmanın pragmatiğe, kalıcı olanın geçici olana, arkaik olanın güncel olana, büyük anlatıların sıradan görme ve algılama zaafımızı sonuna kadar sömüren sığ magazinleş(tir)me kültürüne yenik düştüğü bu çağda, düşünce krizi gittikçe derinleşiyor.

Yazının icadından beri giderek yorulan, katmanlaşan, örselenen, sislenen insan bilincinin zihin ve hafıza oluşturma serüvenindeki –mütevazı– yerimizi korumak istiyoruz.

“Ne salt ideolojik bir öykünme ve sayıklama ne akademik ve teknik bir etkinlik” ne de eski-yeni, gelenek-modernite, doğu-batı gibi sığ bir kontrastlığa/kalıplara boğulmadan “ellerimizin  o büyük boşluğu”na bir kitap tutuşturuyoruz.

Düşüncesiz, imgesiz ve kitapsız bir çağda sıradan ve  yaygın olandan yeterince ilham/zevk alamayan herkesi  daha özgün metinlerle konuşmaya çağırıyoruz.

OTTO YAYIN